1- Hitler’in Hayatını Kurtaran Adam

Adolf Hitler sadece diktatör iken savaşmaktan zevk almıyordu. Milliyetçi duyguları yüksek olan Hitler asker iken savaşmayı da çok seviyordu. 1. Dünya Savaşı sırasında Fransa’nın bir köyünde yaşanan sıcak çatışmada Hitler bacağından yaralı bir şekilde yere yığıldı. O sırada orda bulunan İngiliz askeri Henry Tandey yerde yaralı ve savunmasız olan Hitler’i bu haliyle öldürmeyi doğru bulmadı ve gitmesine izin verdi. Böylece 2. Dünya Savaşı’nda 60 milyon insanın ölümüne sebep olan Hitler’in hayatı bir İngiliz askeri tarafından bağışlanmış oldu. Hiç istemeden, dolaylı yoldan da olsa ikinci dünya savaşının başlamasına sebep olan Henry Tandey duygularını şöyle dile dökmüştür;

“Yaralı birini vurmak istemiyordum. Daha sonra onun nasıl bir insana dönüşeceği hakkında en ufak bir fikrim olsaydı, gözümü kırpmadan silahımı ateşlerdim. “

2- Sen de mi Brutus?

MÖ 49 senesinde Pompey ile Caesar arasında bir savaş patladı. Brutus bu savaş sırasında senato konsülü Pompey’in tarafını tuttu. Savaşı Caesar kazandıktan sonra Brutus özürlerle dolu bir mektup göndererek af diledi. Buna karşılık Caesar kendisini bağışladığını bildirdi. Ve Brutus’e üst düzey yöneticilik verdi.

  Roma İmparatorluğu’nda diktatörlük belirli bir süre olarak bir kişiye verilmekteydi. Caesar bunu bir süre sonra kendi için sınırsız bir hale getirdi. İyice güçlenen Caesar’ın varlığından bir süre sonra senato üyeleri rahatsızlandı ve imparatorluğun zarar gördüğünü ileri sürdüler. Caesar tahtan indirme planları senato üyelerine, Pompey ve Caesar’ın hayatını bağışladı Brutus de desteklerini bildirdi. Caesar toplantı için senatoya geldiğinde eli hançerli senatörler ve Brutus birden saldırmaya başladı. Caesar ilk atağı karşıladı; ama diğerlerine karşı koyamadı. Yüzüne ve vücuduna aldığı darbelerle senato içinde öldü. Caesar’ı öldürmelerinin sebebi her ne kadar da imparatorluğu kurtarma isteği olsa da tam tersine Caesar’ın ölümü imparatorluğu çöküşe götürdü.

3- Alaska ‘Sudan Ucuz’

1867 yılına kadar Rusların elinde bulunan Alaska’yı, ABD bir miktar para karşılığında kendi topraklarına katmayı teklif etti. Rus kamuoyu Alaska’yı bu kadar hızlı bir şekilde gözden çıkarmanın yanlış olduğunu, ABD kamuoyu ise bu buz kütlesinde ne yapacağız ki diyerek anlaşmayı istemediklerini belirtmişlerdir. Ancak olumlu geçen politik görüşmeler ve anlaşmalar sayesinde ABD 1867 yılında 7,2 milyon dolar karşılığında kendi topraklarına kattı. Amerika sadece 50 yılda ödemiş olduğu paranın 100 katını kazandı ve hala kazanmaya da devam etmektedir. Hatta şu an ABD çıkarmış olduğu petrollerin yüzde 25’i Alaska’dan çıkmaktadır. Rusların ne kadar pişman olduğunu anlamak hiç de zor değil sanırım.

4- Sizi Gidi ‘Nankör Kediler’

1232 yılında Avrupa’da kedilerden nefret eden 9. Gregorius, kedilerin şeytan olduğunu öne sürer. Papanın bu çağrısı yüzünden on binlerce kedi feci bir şekilde katledilir. Yıllar sonra Kırım’dan gelen bir gemiden veba taşıyıcısı olan fareler Avrupa’yı hastalıktan kırdı geçti. Avrupa’da yapılan kıyım yüzünden fareleri avlayacak kedi kalmadığından vebalı fare sayısı her geçen gün arttı ve 3 yılda veba yüzünden olan kişi sayısı 70 milyonu geçti. Hala günümüzde mevcut olan kedilerle ilgili batıl inançların kaynağını 9. Gregorius olarak gösterebiliriz.

5- Berlin Duvarının Yıkılışına Sebep Olan Politikacı

1989 yılında bir basın açıklamasında Doğu Alman politikacılarından Günther Schabowski, Doğu Almanya’dan çıkmak isteyenlere Batı Almanya’ya vize verileceğini açıkladı. Konuşması, yanlışlıkla seyahat kısıtlamalarının bütünüyle kaldırıldığını ima ediyordu. Bunu işiten bir gazeteci, bu kararın ne zamandan itibaren uygulanacağını sordu. Schabowski “Şimdi, an itibarı ile” yanıtını verdi. Basın bu haberi yayınlar yayınlamaz, insanlar sınıra akın etti ve geçiş izni istedi. Gafı nedeni ile kargaşaya yol açan Schabowski, Almanya’nın birleşme tarihinde, kazara da olsa önemli bir yer elde etti. Bu gafı olmasaydı belki de geçişler partinin planladığı şekilde kontrollü yürüyecekti. Hükümet bir isyanla başa çıkmaktansa, duvarın kaldırılmasına böylece karar verdi. Şüphesiz duvarın çöküşünü hızlandıran Schabowski, bu olay sebebiyle Almanya’nın “kazara kahramanı” olarak anılıyor.

6- Bir Baston, 18 Bin Asker

M.Ö. 218 yılında Hannibal büyük bir orduyla birlikte İtalya’yı istila etmek için yola koyuldu. İtalya’ya ulaşmak için Alplerden geçerken askerlerin tedirgin olduğunu gören Hannibal, askerlerine yolun güvende olduğunu kanıtlamak için bastonuyla yere sertçe bir şekilde vurdu. Bastonu yere vurmasıyla büyük bir çığın başlaması bir oldu. “Stratejinin babası” olarak tanınan Hannibal 38 bin kişilik ordusunun 18 binini bu çığ altında kaybetti. Ayrıca Hannibal akla gelmeyen bir strateji ile Alpleri fillerle geçmeye çalışmıştı bu olay sırasında. 18 bin askerinin yanında birçok filini de kaybetmiştir. Fillerin hareketi ile düşmeyen çığ bir bastonla nasıl düşer diyorsanız ben de bilmiyorum.😊 Kayıtlara öyle geçmiş.

7- Demek “Mokusatsu” He!

1945’te Müttefik Devletler, Potsdam Deklarasyonu’nu hazırladılar. Bu deklarasyona göre Japon kuvvetlerin tamamı savaşı derhal bitirip teslim olacaklardı. Japonya, deklarasyona cevap verdi ve düşüneceklerini belirtti. Ancak Japon Başbakan Kantaro Suzuki, deklarasyonu yanıtlarken “mokusatsu” kelimesini kullandı. Bu kelimenin İngilizce ‘de iki karşılığı vardı. Birincisi “düşünmek”, ikincisi ise “dikkate almamak”. Başkan Truman’a sunulmakta olan çeviride ise “dikkate almamak” kullanıldı ve 2 gün sonra Hiroşima’ya atom bombası atıldı.

Not: Tarihte Doğru Bilinen Yanlışlar ilginizi çekebilir.