Yaşanan yangınlar, doğal afetler ve pandemi nedeniyle birçok kişi tarafından geride bıraktığımız günler bir daha hiç yaşamak istemediğimiz günler olarak tanımlandı. Bunca kötü olaylardan sonra geride bıraktığımız 2020 senesi insanlığın en kötü yılı olabilir mi? İşte bu soru üzerine araştırma yapan Harvard Üniversitesi’nden Orta Çağ tarihçisi ve arkeolog Michael McCormick’e göre insanlık tarihinde 2020’den kat ve kat kötü yıllar bulunduğunu ifade etmiştir. Bu yılların en kötüsü olarak da M.S. 536’yı işaret etmektedir. Bakalım 536 yılında neler yaşanmış ki en kötü yıl unvanını elde etmiş.

Volkanik Patlamalar;

   Volkanik patlamaların etkisi normalde bölgesel hissedilirken 536 yılının kış mevsiminde yaşanan patlamalarla birlikte neredeyse tüm dünyayı etkisi altına alan bir karanlık duman gökyüzünü kapladı. Bu kara duman atmosferi kaplayarak bir nevi güneş ve dünya arasında bir set görevi görmeye başladı. 18 ay boyunca süren bu durumda gündüzleri bile karanlık bir şekilde geçti. O dönemde yaşamış olan Bizans tarihçisi Procopius, “Güneş, ay gibi tüm yıl boyunca ışığını parlamadan bize verdi.” Sözleri ile eserlerinde bu olaylardan bahsetmiştir. Atmosferde oluşan bu kara duman sadece gün ışığını kesmedi, dünyada bir nevi sera etkisi yarattı. Öyle ki kış ayında Çin’de hiç beklenmedik bir şekilde kar yağışı başladı ve ortalama sıcaklık 30 derecelerde olması gerekirken 2 dereceye kadar düşmüştü.

Mahsul Kıtlığı;

     Gökyüzü kaplayan dumanın bir diğer olumsuz etkisi de tarımda baş göstermiştir. Sebze-meyve ağaçları ve fidanları yeterli bir şekilde güneşle temas etmediğinden dolayı mahsul vermiyordu. Bunun sonucunda büyük bir kıtlık oluşmuştur. Dünyanın her yerinde insanlar açlıktan hayatlarını kaybetmeye başladı. Yeterince sağlıklı beslenemeyen insanlar sadece açlıktan değil bununla birlikte güneşten almadığı D vitamini eksikliği nedeniyle birçok hastalıktan da hayatını kaybedenlerin sayısı da bir hayli fazlaydı.

Ölümcül Virüs; Veba

”Veba Hastalığından Korunmak İçin Kullanılan Maske”

  Tarihi 536 ve daha öncesine dayanan ölümcül virüs olan hıyarcıklı veba salgını baş gösterdi. Her ne kadar 536 yılında baş gösterdi desek de 541 yılında pik seviyeye ulaştı ve dünyanın birçok tarafına ulaştı. O dönemin en kuvvetli imparatorlukları arasında gösterilen Doğu Roma İmparatorluğu nüfusunun üçte birini öldürmüş ve çöküş sürecini hızlandırmıştır. Bu sebepten ötürü o dönemin vebası, Jüstinyen Vebası olarak anılmaktadır. Bu salgın yaklaşık olarak 200 yıl sürmüş ve 100 milyon insanı hayatından etmiştir. Günümüz yaşamış olduğumuz pandemiden ne kadar da büyük değil mi?