Douglas McGregor Kimdir?

Yönetim biliminin öncülerinden kabul edilen Douglas McGregor 1906 yılında ABD’nin Michigan eyaletinin en büyük şehri olan Detroit’de dünyaya gelmiştir. Genç yaşlarda katiplik yaptığından dolayı işçilerin sorunlarını yakından görme şansını elde etmiştir. 1960 yılında yayınlamış olduğu Organizasyonların Beşeri Yönü kitabı ile dünyada büyük ses uyandırmıştır. Bu eserinin sayesinde hızlı bir üne kavuşmuştur.

  Akademik hayatına bakacak olursak; Harward Üniversitesinde psikoloji alanında eğitim alan Douglas yüksek lisansını ve doktorasını yine psikoloji üzerinde yaptı.

  Eğitimini bitirdikten sonra akademik hayattan vazgeçmemiş ve Harward üniversitesinde akademisyenlik yapan Douglas bunun ardından MIT Sloan School of Mangament’de de birtakım dersler vermiştir. Metafor üretme ve teori sunmada büyük başarı elde etmiştir.

  Ortaya koymuş olduğu X ve Y kuramları sayesinde çok geniş bir çevreye sahip olmuştur. X teorisine bakacak olursak, insanların kesinlikte çalışmaktan hoşlanmadığını ileri süren otoriter yaklaşımı ifade ederken; Y teorisi, eğer insanlar yeteri kadar motive edilebilirse onlara her şeyin yaptırılabileceğini savunan yaklaşımdır.

  1964 yılında hayata gözlerini yuman Douglas McGregor ortaya atmış olduğu teoriler sayesinde iş dünyası ve akademik hayatta halen adından söz ettirmektedir.

X ve Y Teorileri

1960’lı senelerde Douglas McGregor tarafından MIT’nin yönetim okulu olan Sloan’da geliştirilmiş olan Teori X ve Teori Y olarak isimlendirilen ikili yaklaşım ortaya atılmıştır. Teorinin amacı, çalışanların motivasyonu hakkında yöneticilerin nasıl düşündüğünü analiz etmektir. Douglas kitabında birbiri ile zıt iki teori tanımlamıştır ve teorileri birbirinden ayılmak için birisine X diğerine de Y adını vermiştir.

X Kuramı

McGregor’a göre X Kuramı’nın varsayımları şunlardır.

  • İnsan işi sevmez ve işten kaçmaya meyillidir. Yönetim, insanın bu meylini önleyici tedbirleri almalı, disipline önem vermeli ve onları çeşitli cezalarla korkutmalıdır. 
  • İnsan yönetilmeyi ister, hırs duyusu bastırılmış ve sorumluluk almayı istemez.
  • İnsanı çalıştırabilmek adına onu motive etmek, kontrol etmek, ödüllendirmek ve gerektiğinde de cezalandırma yöntemine başvurulmalıdır.
  • İnsan parlak zekâlı değildir, kolayca kandırılabilir. Harekete geçmesini sağlamak için maddi bakımdan ödüllendirilmelidir.

Y Kuramı

McGregor, daha sonralarında “Bireysel ve örgütsel amaçların kaynaştırılması” adını verdiği “Y Kuramı’nın” varsayımlarını da şu şekilde açıklar

  • İnsanın tabiatı gereği işten kaçması kabul edilemez. Bu sebeple insan normal olarak yapmış olduğu işte fiziksel ve zihinsel çaba sergiler.
  • İnsanları motive etmenin yöntemi sadece cezalandırma ile olamaz. Bireyler, kişisel amaçları ve öz denetimleri işlerine motive olacaklardır. Kendini kanıtlamak ve itibar onlar için yeterli bir ödüldür.
  • İnsan koşullar uygun olduğunda yalnızca sorumluluğunu kabul etmeyi değil, hem de istemeyi de öğrenir.
  • İnsanlar özgün olmakla beraber, örgütsel problemlerin çözümünde yaratıcıdırlar.

Not: Yazarlarımızdan Resul Yıldırım’ın bir diğer yazısı olan Hacker Ne Demek? buradan ulaşabilirsiniz.