Günümüzde bütün dünya Korona virüs salgınının etkisi altında. Daha önce hiç alışık olmadığımız bu yaşam biçimine adapte olmakta hepimiz zorlanıyoruz ve çoğu zaman isyan ediyoruz. Yine de tarihe baktığımızda daha zorlu ve yıkıcı salgınların dünyayı kasıp kavurduğunu hepimiz görebiliyoruz. Bu yazımda bahsedeceğim salgın ise bildiğimiz diğer salgınlar kadar yaygın ve yıkıcı olmasa da eşi benzeri olmayan bir garipliğe sahip.

1020’li Yıllar

Bu garip salgın tarih sahnesinde karşımıza ilk kez 1020’li yıllarda, Almanya’nın Bernburg şehrinde çıkmaktadır. Noel duası yapıldığı sırada bir grup çiftçi sebepsiz bir şekilde dans etmeye başlamış ve Noel duasının bozulmasına sebep olmuşlardır. Olay başka bir çevreye yayılmadığı için “şeytanın işi” olarak düşünülmüş ve dikkate alınmamıştır.

1237 Yılı

Yine Almanya’da karşımıza çıkan bu salgın, bu sefer, Erfurt kasabasından Arnstatd’a geçiş yapan bir grup çocuğun zıplayıp dans etmesi şeklinde meydana gelmiştir. Bu olayın aynı zamanda birçoğumuzun adını duyduğu Fareli Köyün Kavalcısı masalına esin kaynağı olduğu söylenmektedir.

1278 Yılı

Bu yıla kadar belgelenmiş en büyük dans salgını olan 1278 salgını, Maas Nehri üzerinde bir köprüde meydana gelmiş. Yaklaşık 200 insanın yine öncekilerde olduğu gibi sebepsiz yere dans etmeye başlaması üzerine köprü çökmüş ve dans edenlerin çoğu yaralanmıştır. Yaralıların Aziz Vitus Manastırında tedavi edilmesinin etkisiyle daha sonralarda yaşanan salgınlara kimi zaman “Aziz Vitus Laneti” denildiğini görüyoruz.

1374 Yılı

Uzun süredir görülmeyen salgın, 1374 yılına geldiğimizde Almanya’nın Aachen kentinde karşımıza çıkıyor. Yine bir grup insanın dans etmesiyle başlayan bu salgın şeytanın işi gibi görülse de manastır rahiplerinin de dans edenler arasına katılmasıyla bu görüş bir kenara bırakılmıştır. Öncekilerin aksine bu salgın Köln, Flaman, Utrecht hatta Fransa’nın Metz ve Strazburg şehirlerine, oradan da Luxemburg’a kadar yayılmıştır. Yayılmakla da kalmayıp ilk defa dans etmekten düşüp ölenler rapor edilmiştir. Bu dönemde salgın, 1381 yılına kadar ara ara ortaya çıkmış ve insanların korkulu rüyası haline gelmiştir.

1418 – 1428 Yılları

Strazburg’da kıtlık yaşanması sonucunda ortaya çıktığı düşünülen salgın, bu sefer kıtlıktan kurtulan insanlara gelen rahatlama hissi sonucunda oluşan, toplumsal histeri olarak psikolojik açıdan tanımlanmaya çalışılmıştır. Bu olay da yine daha önce olduğu gibi ölümlerle sonuçlanmıştır.

1518 Yılı

Hakkında en çok bilgi sahibi olduğumuz ve bir o kadar da ölüme sebep olan 1518 salgını, Frau Troffea isimli bir kadının, Strazburg sokaklarında 6 gün boyunca hiç durmadan dans etmesiyle başlamıştır. 1 hafta içinde dans edenlerin sayısı 34’e çıkarken, 1 ay süren dansın sonucunda 400’ün üzerinde insan kalp krizi gibi sebeplerden hayatını kaybetmiştir. Öncekilerden farklı olarak bu salgında, insanların iyileşmesinin yolu daha çok dans etmeleri olarak düşünülmüş ve bu doğrultuda salgına yakalanan insanlar, bir alana kapatılıp müzik eşliğinde dans etmeye devam ettirilmişlerdir fakat tahmin edebileceğiniz üzere bunun bir faydası olmamıştır.

1518 yılından sonra çeşitli yıllarda ufak çaplı bir şekilde ortaya çıksa da 17.yüzyıldan beri bu salgına hiç rastlanmamıştır. Yaşandığı ve daha sonraki yıllarda çeşitli nedenler ortaya atılsa da günümüzde dahi bu salgına tam olarak neyin neden olduğu bilinmemekle beraber, en çok kabul gören görüş, bu salgının psikolojik nedenlere dayanan toplumsal bir histeri olduğu yönündedir.